Hiç Şair Ölür mü?
Ölmeme Günü, Aşk ve Dostluk Üzerine: Turgut Uyar, Edip Cansever, Tomris Uyar, Cemal Süreya, Ülkü Tamer

Ölmeme Günü, Aşk ve Dostluk Üzerine: Turgut Uyar, Edip Cansever, Tomris Uyar, Cemal Süreya, Ülkü Tamer
Ölmeme Günü, Aşk ve Dostluk Üzerine: Turgut Uyar, Edip Cansever, Tomris Uyar, Cemal Süreya, Ülkü Tamer

Yetmişli yılların sonları, İkinci Yeni şiir akımının önde gelenleri ve öykü, roman, hikaye… edebiyatın ustaları:  Turgut Uyar, Edip Cansever, Tomris Uyar, Cemal Süreya, Ülkü Tamer, Can Yücel ve niceleri Rumelihisarı’ndaki Avcı Lokantası’nda samimi bir ortamda sohbetteler.

Rivayet bu ya, Destina isimli bir hanım yaklaşır masaya “vücudumda bir iğne dolaşır durur, kalbime gelince öleceğim” der.  Ölümden sohbet açılır ve ölümsüzlükten.
Her açılan sohbet şiir olur masada, hikaye olur.  Turgut Uyar ayağa kalkar ve garson Erol’dan rakı şişesini ister. Rakı şişesine masadaki  herkes imzasını atar ve her yıl 26 Mart günü aynı yerde, aynı kişiler buluşmak için sözleşirler.  26 Mart “Ölmeme Günü”dür artık.

26 Mart Ölmeme Günü
26 Mart Ölmeme Günü

Ölümsüzlük günü buluşmaları her sene devam eder ta ki Turgut Uyar 1985 senesinde vefat edene kadar.  Bir yıl sonra Edip Cansever, sonra Cemal Süreya ve 2003 yılında Tomris, Turgut Uyar’ı takip edecektir.

Hiç Şair Ölür mü?
Şair bu, öyküsüz, hikayesiz olur mu?

Masallıdır şair, masalsıdır.
Şair bu, şaşırtmadan, “ah bu işte” dedirtmeden olur mu?
Şiir gördün mü ölmüş?
Allah aşkına şaşırma! hiç şair ölür mü?
Z.Suğla ( 07.02.2017)

Cemal, Tomris, Turgut, Ülkü ve Edip’in “Dostluk, Aşk, Hoşgörü ve Şiir” üzerine masalsı  hikayelerini yazmak istedim bugün.

Bu insanlar,  şiirleriyle yarattıkları “İkinci Yeni” ismi ile anılan akım gibi yaşadılar sanki…
“… duygu yoğun, aklın, ahlaki endişelerin, yasaların ve alışılmış her türlü sınırlayıcı, baskıcı düzeneklerin dışına çıkan şiirler…” yazdılar.   “Ortak özellikleri; dilin alışılmış kalıplarını yıkmak, söz dizimini zorlamak, değiştirmek ya da bozmak oldu”.  “Şiirde hayal gücüne ve duyguya ağırlık verdiler. Söylemek istediklerini soyut bir dille anlatmaya çabaladılar. Amaçları verilmek istenilen duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirmek” oldu.

Birçok kaynaktan okudum hikayelerini, ayrı ayrı ama hep kesişen, birleşen… Dört şair hepsi Tomris Uyar’a dair şiirler yazar ama birbirlerine yazdıkları da dilden dile dolaşır.

“Cemal Süreya’ya içki içmeyi ben öğrettim” Edip Cansever.
“Edip’e şiir yazmayı ben öğrettim” Cemal Süreya…
“Bu ikisi tartışırken ben de gittim Tomris’le evlendim” Turgut Uyar.

 

Tomris Uyar

Tomris sihirli bir kadındır. Nedir sihiri bilemem, kelimelerle oynayışı mı, zekası, duru güzelliği, davranışları yada derin gözleri, elleri, bilemem. Sihirlidir ki birbirinden özel dört şaire şiirler yazdırmıştır adına ve öyle sihirlidir ki kıskançlık yerine dostluk yaymıştır çevresine.

Ülkü Tamer ve Tomis Uyar evlidirler.  Sıkıntılar yaşarlar, yeni doğan bebeklerinin ölümü belki, belki başka sorunlar onları ayırır. Artık sevgili değil dostturlar. Birlikte Cemal Süreya’nın Papirüs dergisine yazılar yazarlar.

Ülkü Tamer Cemal Süreya’yı iyi tanır. Süreyya için şu dizeleri yazmıştır:

Tanrı
Bin birinci gece şairi yarattı,
Bin ikinci gece cemal’i,
Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,
Başa döndü sonra,
Kadını yeniden yarattı.

 

Ülkü Tamer

Ülkü Tamer’i çok anlatmayacağım burada. Anlatılacak çok şeyi var diğerleri gibi ama çok şükür kendisi hayatta.  (Yazımı yazdığımda hayattaydı Ülkü Tamer 1 Nisan 2018’de vefat etti. Nurlar içinde uyusun) Resmine baktım, şiirlerini gördüm resminde. Sanki tanıdık gibi geldi.  Güneş Topla Benim İçin” anlatabilir onu. Şimdilik Düşenlere ve Konuşma ile analım.


Konuşma
Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
Ülkü Tamer


Düşenlere
Bu toprakta kalır adın

Tohumların arasında
Yeşilinde tarlaların
başakların sarısında
Günü gelir dağa çıkar
Yıldızlardan şiir çeker
Kanımızı siler yıkar
Suların en durusunda
Yıllar geçse de aradan
Kopar gelir ırmaklardan
Işır yine kurşunlanan
Dostlarının yarasında
Bayrak olur bize yarın
Rüzgarıyla ilkbaharın
Dalgalanır genç kızların
Gözlerinin karasında
Ülkü Tamer

Ülkü Tamer’den ayrılan Tomris Tamer’in Cemal Süreya ile ilişkisi başlar. Cemal Süreya Ülkü Tamer’in de şiirinde belirttiği gibi “aşkların adamı”dır veya Ahmet Arif’in dediği gibi ” Eros’tu kendi okuyla kendini vuran”.  Hayatı boyunca hem bir sürü kadında hem de bir sürü adreste yer edinir. Şiirinde “…Hiçbir semtte berberin olmadı…” der kendi kendine.

Aşkla, fırtınalı aşklarla dolu bir hayat yaşar. Diğer kadınları gibi Tomris’e yazdığı birçok şiirle aşkı anlattır:  “Daha nen olayım isterdin / onursuzunum senin ! ” dizesi belki de en tanınmışıdır.

Tomris’ten büyük tartışmalar ile ayrılır, tüm mektupları yırtıp atar ve Tomris’e “Senden ayrıldığım anda, hikayen hakkında sevdiğimi belirtecek bir şey söylemeyeceğim, benim ağzımdan kimse duyamayacak” der, dediğini de yapar, hiç yazmaz. Çocukluğunda çok acı çekmiştir, belki de o yüzdendir alınganlığı, kırılganlığı.

“Yoklama alıyorum, sessiz olun!
Kaygı? burda! Hüzün? burda! Yalnızlık? burda! Mutluluk? … Mutluluk? ”
Cemal Süreya
Fotoğraf
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
Cemal Süreya

Cemal Süreya’nın asıl adı Cemalettin Seber’dir. Cemal Süreyya olarak değiştirdiği isminden “Üvercinka” isimli şiirinden sonra bir Y harfini daha sildirir. “Üvercinka” şiirde kalıpları yıkan, hayal gücünü ve duyguyu soyut bir dille anlatan İkinci Yeni akımının başlangıç şiiri olarak kabul edilir. Cemal Süreya’nın ilk eşi hamileyken aşık olduğu ama birlikte olamayacakları için terk ettiği bir kadına yazılmıştır. “Üvercinka” “Güvercin Kanadı” kelimelerinin usta şair tarafından birleştirilmesidir. Ayrılık Ağustos ayında olmuştur bu yüzden “Acıların adını ağustos koymalılar” der şair.

Üvercinka
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil
Cemal Süreya

Bu yazı aşkla ve dostlukla ilgili olmasına rağmen tebessüm ettirmesi için Cemal Süreya’nın Turgut Özal’a yazdığı şiiri de eklemek isterim: Bir başka yazımda Cemal Süreya’yı yalnız ele alacağım. Burada bu kadar yeter çünkü Turgut Uyar ve Edip Cansever sırada bekler.

Turgut Özal’a Birlikte İntihar Önerisi
Ülkemizi sizden,
sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan
kurtarmak için
arkadaşım muzaffer buyrukçu’yla
bir önerimiz var:
intihar etmelisiniz!
ben ve buyrukçu bu konuda
dostça omuz veriyoruz size.
gelin, halkın önünde,
üçümüz birlikte intihar edelim.
yer: kadıköy eski iskelesinin önü,
günü ve saati siz saptayın.
ülkemiz sizden kurtulsun,
biz de bir işe yaramış olalım.
Cemal Süreya

Ve bu şiiri ile bitirmek düşer bize Cemal Süreya mısralarını:
Üstü Kalsın
Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat

Fena değildir…
Üstü kalsın…
Cemal Süreya

 

Turgut Uyar ve Tomris Uyar bebekleri Hayri Turgut Uyar ile birlikte.

Turgut Uyar, Süreyya ve Tomris Tamer ayrılmak üzereyken hayatlarına girer. Yeni boşanmış ve İstanbul’a taşınmıştır. Tomris ile tanışmasının ardından şiir üzerine mektuplaşmaya başlarlar, mektuplar ve sohbetler aşka dönüşür. Evlenirler, bir çocukları olur. Aşkları Turgut Uyar ölene kadar devam eder. Tomris, onun da ilham kaynağı olur. Turgut Tomris’le tanışmadan yedi yıldır şiir yazmaktan soğumuştur, sohbetleri ve Tomris’in ısrarları Turgut’un şiire dönmesine ve hatta en bereketli dönemine başlamasına yol açmıştır.

Turgut Uyar’dan Tomris Uyar’a
Türk şiirinin en bilinen dizelerinden: “Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur” dizesi yine Tomris için yazılmıştır.
“Toprak sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar” der Turgut Uyar bir dizesinde. 
Bir Gün Sabah Sabah
“Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapancadan bir sepet elma almışım..”
Turgut Uyar
Yılgın
“Bir sargın umut yakaladım onu kuşandım
Serin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım
Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım
Üstlerine üstlük seni kuşandım
Tedirgindim namussuzdum deli deliydim
Uslandım.”
Turgut Uyar

 

Edip Cansever

İkinci yeni’nin gelini olarak da anılan Tomris Uyar’ın son hayranı Edip Cansever’e gelince… aslında onu en sona aldım, sanırım en çok ondan etkilendim.  Çok fazla şiir yazmasıyla tanınmış şair.

 

 

Hatta Cemal Süreya şöyle takılmış Cansever’e:

“Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer.
Her şeyin fazlası zararlıdır ya,
Fazla şiirden öldü Edip Cansever.”
Cemal Süreya

Edip Cansever, Tomris Uyar’ın  dostu olmuştur ama onu içten içe sevmiştir. Beraber yemek yer, sohbet eder, sürekli buluşurlar. Birlikte içtikleri bir gecenin sonunda meyhanedeki bir peçetede şu sözler karalanmıştır: “Tomris rakıyı çok severdi, bense onu…”

Edip Cansever her yıl 15 Mart günü Tomris’e bir şiir adar ve doğum gününü kutlar: Bunlardan en ünlüsünde: “Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç…” der. Evet, kısa kısa yollarda mutlu olmuştur Tomris’le şair ama Tomris’in şu sözleri Cansever’in Tomris için anlamını belirtmektedir:

“Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana”. “Galiba Edip’in bana yaptığı tek ihanet ölmesiydi”


15 Mart 1985 İçin
– Bana hiç görmediğin bir çiçek adı söyle
– Bir değil, birkaç değil, binlerce
Bir yaşam boyu besledim onu
Büyütüp can verdim gözlerimde
……..
Edip Cansever
Gülemiyorsun ya… Mendilimde kan sesleri şiirinden.

Masa da Masaymış ha
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
Edip CANSEVER

 

Bu yazıyı hazırlarken her okuduğumdan çok heyecanlanıp, her okuduğum şiirde “nasıl daha önce duymadım. bunu nasıl bilemem” dedim. Okuması da yazması da büyülüydü. Biraz uzun oldu ama bilin ki az bile oldu. Umarım benim aldığım zevki yansıtabilmişimdir.

Sevgiyle,

Etkilenme
Şiirden okumak etkiler insanı.

Bir de bakmışsın cümlede özne yok,
Sen bul.
Yüklem en başa kurulmuş geriniyor.
Z.Suğla ( 07.02.2017)

 


Faydalandığım Kaynaklar:

Arkakapak Dergisi, Ocak 2017
Kafa Dergisi, Ocak 2017
Blog milliyet.com.tr
sanatkaravani.com
http://www.aksam.com.tr/pazar/bir-adin-vardi-senin-pesinde-de-uc-buyuk-sair/haber-180022 
20 Unutulmaz Eseriyle Şiiri Yeniden Yazan Adam Cemal Süreya
Sahip Olunamayan Bir Kadın: Tomris Uyar
“Aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri”
Bir akımın ilham kadını: Tomris Uyar
https://www.turkedebiyati.org/ikinci-yeni-siiri-ozellikleri-temsilcileri.html https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Clk%C3%BC_Tamer https://www.turkedebiyati.org/ikinci-yeni-siiri-ozellikleri-temsilcileri.html http://erkintura.blogspot.com.tr/2013/01/bir-siirin-hikayesi-cemal.html http://formistan.net/konu/cemal-s%C3%BCreya-vefat%C4%B1n%C4%B1n-23-y%C4%B1l%C4%B1.423376/ http://www.cemalsureyasiirleri.com/page/2 http://edipcansever.fansitesi.com/
Çöldeki Adam'ın Cevabı: Adam Süpermen'dir ve yanındaki taş da Kriptonit 
taşıdır !  ( hahaha ... zordu ama gayet iyi bence )

4 YORUMLAR

CEVAP VER

GÜVENLİK KODU *