Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu 
Sadako and thousand paper craines

Geçen hafta kızımın İngilizce sınavı için okuyup bitirmesi gereken kitabı birlikte okuduk : “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu”.     Kitabı da hikayeyi de daha önce duymamıştım.   Meğerse Anna Frank’ın Hatıra Defteri gibi bir klasikmiş. Kızım “Hiroşima’ya atılan bomba ve bir kız çocuğu ile ilgili, çok üzüntülü annecim, sen okuma”  dedi. Kitabın son sayfalarını  yüksek sesle ve ağlamaktan nefessiz okurken  bu büyük haksızlığı yeniden hatırlamış ve bıkmış halde kızıma sarıldım…

Bu yazımda size, derin bir bıçak kesiği gibi “İz bırakan” Sadako Sasaki’den bahsetmeye çalışacağım.   Keşke daha çok iz bırakmış olsaydı da ne sahilde vuran küçük bedenleri ne de yüzünü temizlemeye çalışan masum gözleri görseydi şu kocaman utanmaz gözlerimiz. Keşke çocuklar hiç ölmeseydi…

Sadako abisi ile koşarken
Sadako iki yaşında

Sadako 1943 yılında doğmuş Hiroşimalı bir çocuktur, iki yaşına geldiğinde Hiroşima’ya atom bombası atılır.  Anneannesi ile birlikte evdedirler, anneannesini kaybeder, kendisi metrelerce savrulur bombanın şiddetinden ama kurtulur ölümden.

On iki yaşına geldiğinde; iyi bir koşucu, iyi bir öğrenci olmuştur.  Güzel bir hayatı, dostları, sevdiği bir okulu, birbirlerine bağlı harika bir ailesi vardır.   Tüm ulus her yıl büyük patlamada kaybettiklerini anarlar.  Şehirde yaşam normale döneli çok olmuştur ama radyasyon kaynaklı hastalıklar çok yaygındır.  “Lösemi” için ayrı hastaneleri vardır.

“Kanatlarına barış yazacağım ve sen tüm dünyayı uçarak dolaşacaksın”
Sadako Sasaki
Sadako hastanede – tedavi süreci. Sadako kağıttan bin turna kuşu.

Sadako  koşu takımına alındığını öğrenmesinin ardından hastalığından haberdar olur.  O da lösemi hastasıdır artık.   Önce umutsuzluğa kapılsa da bir arkadaşının ona anlattığı “kağıttan bin turna kuşu yaptığı taktirde dualarının kabul olabileceği” hikayesine umudunu bağlar ve umut umut, renk renk turna kuşu yapmaya başlar.   Kuşları abisiyle birlikte hastanede kaldığı odanın tavanına asarlar.

İşte Sadako’nun hikayesi budur.  Altı yüz kırk dört kuş yapabilir. Bin kuşa ulaşamaz….

Sınıf arkadaşları geri kalan kuşları tamamlar…

Sadako’nun, kuşları misali uçup gitmesinden sonra küçük ruhu bir barış sembolü olur. Hiroşima’daki  parka onun ve hayatını kaybeden tüm çocuklar adına bir anıt dikilir.   Anıtın altında ” Bu bizim çığlığımız, bu bizim duamız : dünyada barış” yazılıdır.   Yıllar sonra da Amerika’da Seattle Barış  Parkı’na bir heykeli dikilecektir.

Hiroşima Barış Heykeli

Sadako’nun  hikayesini ABD’li yazar Eleanor Coerr 1977 yılında romanlaştırmış.  Benim geçen hafta bu kısacık ama çok anlamlı yaşamdan haberim oldu.

 

Seattle Barış Heyke

Her gün yüzlercesini kaybediyoruz, her gün hırs ve güç uğruna küçücük canlara kıyılıyor bu dünyada.  Keşke …

Kızım ve okul arkadaşları bin adet kağıttan turna kuşu yapıp okullarına asmaya karar verdiler. Kızımın çalışmaları sürüyor.


Yararlandığım Bazı Kaynaklar: 
http://sabingrafik.com/sadako-and-the-thousand-cranes https://tr.wikipedia.org/wiki/Sadako_ve_Ka%C4%9F%C4%B1ttan_Bin_Turna_Ku%C5%9Fuhttps://www.linkedin.com/pulse/sadako-sasaki-one-thousand-cranes-nabhaniilananda-the-monk-dude
http://www.huffingtonpost.com/michael-rose/the-girl-who-transformed-the-paper-crane_b_3787670.html
http://imgur.com/gallery
http://www.pcf.city.hiroshima.jp/virtual/VirtualMuseum_e/exhibit_e/exh0107_e/exh01072_e.html

Ormandaki Adam cevabı: 
Adam denizde dalış yapmaktadır. Bir yangın söndürme uçağı denize iner, su 
çekerken adamı da çeker deposuna. Adam uçağın su deposunda boğularak ölür.
Uçak yangın çıkmış olan ormana gider suyu ormana bırakırken adam da ormana düşer.

1 Yorum

CEVAP VER

GÜVENLİK KODU *